Bugün yaşanan her kriz bu tutarsızlığın kaçınılmaz sonucudur.
Bir devlet yarım rejimle ayakta kalamaz. İran'ın yaşadığı temel sorun da budur. Ne tam inanç temelli bir sistem, ne de tam demokrasi. Arada kalan bir hibrit düzen oluştu. İnanca göre yönetiyor gibi görünüp işine gelince kuralları esneten, hukuka göre yönetiyor gibi görünüp işine gelince inanç söylemini öne çıkaran bir yapı kuruldu. Bu durum hem inananları hem de modern kesimi yabancılaştırdı.
Devlet ya kurala dayanır ya inanca. İkisini aynı anda araç haline getirdiğinde ikisi de aşınır. İran'da olan tam olarak budur. Hukuk güven vermez hale geldi, inanç ise saygınlığını yitirdi. Ortada kalan boşluk, dış baskılara ve iç çürümeye alan açtı.
İran'da yaşananlar bir günde ortaya çıkmadı. Biriken sorunlar zemini hazırladı. Sokakta görünen olaylar bu sürecin tetikleyicisi oldu.
Molla Hükümeti iktidara geldiği günden bu yana ülke üç alanda zayıfladı. Ekonomi bozuldu, devlete güven eridi, kurumlar kapalı yapılara teslim edildi.
Para değer kaybetti, hayat pahalandı. Emekliler geçinemez hale geldi. Gençler okudu ama iş bulamadı. Çalışanlar var ama kazanç hayatı taşımadı. Ülkede üretmekten çok bir yerlere yakın olmak değer kazandı. Fakir artık görünmez oldu.
Adalet zayıfladı. Mahkemelerde hukuk değil, bağlılık konuşulur hale geldi. Aynı dosya birine ceza, birine serbestlik getirdi. İnsanlar hakkını ararken korkar oldu.
Günlük hayata baskı girdi. Kadınlar başörtüsü gerekçesiyle sokakta durduruldu, karakola götürüldü. Kolluk, düzeni sağlamak yerine korku üretir hale geldi.
Basın, Molla Hükümeti'nin reklam ajansına döndü. Ekranlarda füzeler ve sert görüntülerle "ordu güçlü" mesajı verildi. Yıllarca bu görüntülerle gerçek sorunlar örtüldü. Sonunda parlatılan güç fos çıktı.
Ekonomi daraldıkça toplum yoruldu. Gençler ülkeyi terk etti. Halk fakirleşirken sisteme yakın dar bir çevre zenginleşti.
Devlet, dış tehditten çok içeriye odaklandı. Sokaklar ve üniversiteler kontrol edildi. Güven yerini korkuya bıraktı.
Bir ülkenin içi böyle zayıfladığında, dış müdahale kapıyı çalmaz, zaten açık bulur. İçeride biriken öfke dışarıdan sadece kullanılır.
Bugün İran'da görünen her hareket bu birikimin sonucudur. Olaylar sebep değil, dengesizliklerin dışa vurmuş halidir.
Bir devlet sadece silahla değil, adalet ve ekonomiyle ayakta durur. Bunlar zayıfladığında en güçlü yapı bile kırılgan olur.
Biriken sorunlar sebebi oluşturur.
Olaylar ise sadece o birikimin tetikleyicisidir.
Adalet vatanın kalbidir.
Çetin Ay
Bwa Başkanı