Yazan :
Çetin Ay..
Siyasetçi ve uluslararası işadamı.
Ankara – Yeni yargı paketine dair her haber, cezaevlerinde ve dışarıda bekleyen milyonlarca insanın kalbinde yankı buluyor. Af ya da infaz indirimi ihtimali, resmi ağızlardan henüz doğrulanmamış olsa da, toplumda oluşturduğu duygusal etki göz ardı edilecek gibi değil.
Cezaevlerinde kalan yakınlarını özlemle bekleyen anneler, eşler, kardeşler ve çocuklar için bu konu sadece bir yasa tasarısı değil; bir umut, bir dua, bir yeniden kavuşma hayali. Af konuşulmaya başlandığı andan itibaren, evlerin içinde bayram temizliği yapılır gibi umutlar siliniyor, sofralarda bir tabak fazla koyuluyor, çocukların bakışları gökyüzüne çevriliyor.
“Ya Hiç Dile Gelmeseydi, Ya da Geldiyse Daha Fazla Bekletilmeseydi…”
Toplumda her kesimden insanın aklında aynı soru var: “Madem böyle bir beklenti oluştu, bu sessizlik niye?”
Çünkü umut ertelendiğinde sadece zaman kaybolmaz; yürek ağırlaşır, bekleyenin sabrı sınanır.
Cezaevlerinde on yıllarını geçiren, pişmanlığını derinden yaşayan, hayatında yeni bir sayfa açmaya hazır olan insanlar için böyle bir düzenleme, sadece tahliye değil; hayata dönüş anlamı taşır. Ve bu dönüş, belki de sadece onları değil, ardında bekleyen binlerce aileyi de iyileştirir.
Ceza Adaletine Gölge Düşmeden İnsanlık Da Hatırlanabilir
Elbette kimse, toplum düzeninin bozulmasını ya da adaletin zedelenmesini istemez. Ne var ki, bazı cezalar yıllar içinde vicdanla birlikte çekilmiş, ders alınmış, hayatın akışı zaten birçok şeyi öğretmiştir. İşte tam da bu noktada, hukukla vicdanın, ceza ile merhametin buluşacağı bir dengeye ihtiyaç duyuluyor.
Herkes farkında: Her mahkûm aynı değildir. Kimisi ilk kez hata yapmıştır, kimisi gençliğine yenik düşmüştür, kimisi de gerçekten ıslah olmuş, ailesine ve topluma dönmeye hazırdır. Bu insanlar için atılacak her adım, aslında toplumun tamamı adına bir iyileşme olabilir.
Haberlere Bakarak Nefes Alan Aileler Var
Şu anda Türkiye’nin dört bir yanında binlerce aile, sabahları televizyonu açarken tek bir haber arıyor: “Af çıkacak mı?”
Bu insanlar yasa tekliflerini hukuk metni gibi değil, umut pusulası gibi okuyorlar. Çünkü içerideki bir kardeş, bir baba, bir evlat dışarı çıktığında, eksik olan yuvalar tamamlanacak.
Şu unutulmamalı:
Bu sadece bir yargı düzenlemesi değil; bu, onarılmayı bekleyen hayatlara uzanacak bir el olabilir.
Ve bu eli uzatmak, ne devletin adaletinden eksiltir ne de milletin vicdanından.
Çetin Ay
BWA
Türkiye başkanı