Hızlı çözüm vadeden şok diyetlere dikkat! 

Hızlı çözüm vadeden şok diyetlere dikkat! 

GÜNDEM 13.01.2026 10:57:33 12 0
Hızlı çözüm vadeden şok diyetlere dikkat! 

Türk Böbrek Vakfı uzmanları, kısıtlamalı şok diyetlerin böbrekler başta olmak üzere organlarda kalıcı hasara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

İSTANBUL (İGFA) - Sosyal medyada ve internet ortamında “hızlı kilo verme” vaadiyle yaygınlaşan şok diyetler, estetik kaygılar uğruna sağlığı ciddi biçimde riske atıyor.

Özellikle çok düşük kalorili, yüksek proteinli ve sıvı alımı yetersiz diyet modelleri başta böbrekler olmak üzere birçok hayati organın fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor.

Türk Böbrek Vakfı (TBV) uzmanları, şok diyetlerin kısa vadeli kilo kaybının ötesinde, kronik böbrek yetmezliği gibi ciddi tablolara zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıyor.

“ŞOK DİYETLE VERİLEN KİLOLAR KISA SÜREDE GERİ ALINIYOR VÜCUT ‘YO-YO SENDROMU’NA GİRİYOR”

Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, konuyla ilgili yaptığı açıklamada kısa sürede istenilen kiloya ulaşma arzusunun çoğu zaman sağlık bilincini arka plana attığını vurguluyor.

Aydın, “Diyet kelimesi Eski Yunanca ‘diaita’ sözcüğüne dayanır ve ‘yaşam biçimi, hayatın düzenlenme şekli’ anlamına gelir. Diaita yalnızca beslenmeyi değil, hareketi, uykuyu ve ruh hâlini de kapsayan, hayatın bütüncül olarak düzenlenmesini ifade eder. Günümüzde ise birçok insan için bu bütüncül yaklaşım, yerini hızlı çözümlere ve ciddi kısıtlamalara bıraktı. Şok diyetler genellikle çok hızlı kilo verdirdiği için umut verir. Ancak bu süreçte vücut aslında yağ yakmaktan çok su ve kas kaybeder. Uzun süre aç kalındığında beden bunu bir tehlike olarak algılar ve kendini korumaya almaya başlar. Metabolizma yavaşlar, kişi daha çabuk yorulur, üşür ve halsiz hisseder. Diyet bittiğinde ise vücut, bir sonraki ‘açlık’ dönemine hazırlık yapmak ister ve alınan kilolar çoğu zaman geri gelir. Bu nedenle şok diyetler, kalıcı bir çözüm sunmak yerine aynı döngüyü tekrar tekrar yaşatır. Sürekli şok diyetler uygulanarak verilen kiloların, kısa süre sonra fazlasıyla geri alınması ‘yo-yo sendromu’ olarak adlandırılır. Bedenin tekrar tekrar bu tür ani kısıtlamalara maruz kalması, zamanla kilo artışına yol açabilir. Metabolizma hızının düşmesi, sağlıklı kilo vermeyi zorlaştırırken hormonal dengeyi ve organların düzenli çalışmasını da olumsuz etkileyebilir.” diyor.

Bu durumun başta böbrekler olmak üzere pek çok organı olumsuz etkilediğini belirten TBV Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın; “Özellikle son yıllarda trend hâline gelen yüksek protein tüketimi ve düzensiz, eksik beslenme tarzı, böbreklerin üzerindeki yükü artırır. Böbrekler bu yükü uzun süre taşıyamadığında ise fonksiyonlarında bozulmalar görülebilir ve bu durum zamanla kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.” dedi.

“AMAÇ SADECE KİLO VERMEK DEĞİL ORGANLARI KORUYARAK KİLO VERMEK OLMALI”

TBV Danışma Meclisi Üyesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay, şok diyetlerin böbrek sağlığına ciddi zararlar verdiğini belirterek, “Yüksek proteinli ve düşük kalorili beslenme böbreklerin iş yükünü artırır. Az sıvı alımıyla birleşince böbrekler zorlanır ve kronik böbrek yetmezliği riski ortaya çıkar. Özellikle hipertansiyon ve diyabet hastalarında bu risk daha erken dönemde gelişebilir” ifadelerini kullandı.

Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay, söz konusu diyetlerin böbrek sağlığını nasıl riske atabileceğini şöyle açıkladı:

Böbreklerin yükünün aniden artması, yüksek protein alımı vücutta azot içeren artıkların, üre, kreatinin ve asitli bileşiklerin miktarını arttırır. Bunlar da böbreklerin temizlemesi gereken özellikle asitli maddelerin (metabolik asitlerin) kanda yükselmesiyle böbreklerin iş yüklerini çok arttırır, süzme (filtrasyon) kapasiteleri düşürür ve böbreklerimiz yorulur. Kapasite düşünce gizli böbrek hastalıklarının ortaya çıkma riski yükselir. Tansiyon ve şeker hastalarında yıllar içinde hafif protein kaçağı ve böbrek fonksiyonlarında azalma vardır. Bu durum zaten sınırda olan böbrek fonksiyonlarını bozarak böbrek yetmezliğine sebep olabilir.

Dehidrasyon (susuz kalma) riski: Karbonhidrat azaldığı için vücuttaki su hızla atılır, ayrıca az sıvı alımı da olunca kişi tartıda hızla düşüş yaşar ama bu yağ kilosundan değil vücudun su kilosundan kaybedilir. Su hem böbrekler hem de tüm vücut fizyolojimiz için çok önemlidir. 70 kg bir insanın yüzde 60’ı yani 42 litresi su, sıvıdır. Bu sıvı, hücreler içinde ve hücreler arasında dağılır. Tüm biyokimyasal reaksiyonların sağlıklı olması için su çok önemlidir. Susuzluk böbreklerin en ciddi düşmanı olup idrarı koyulaştırır, böbrek içi kristalleşmeye, böbrek taşı oluşumunun hızlanmasına, özellikle sıcak havalarda akut böbrek yetmezliği riski ile karşı karşıya kalmamıza sebep olabilir.

Böbrek taşı riskinin artması: Şok diyetlerde genellikle çok protein, az lif ve az kalsiyum alınır. Bu tür beslenme vücutta asit yükünü artırır ve idrara daha asidik bir yapı kazandırır. Asidik idrar da böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırır. Özellikle kalsiyum oksalat ve ürik asit taşları ile gut hastalığı riski de artar. Eğer kişi daha önce böbrek taşı düşürmüşse ya da ailesinde böbrek taşı öyküsü varsa, bu risk daha da yükselir.

Elektrolit dengesinin bozulması: Bu tür diyetlerde hızlı kilo kaybı sırasında sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum dengesi bozulabilir. Bunlarla ilgili komplikasyonlar olabilir. Örneğin potasyumla ilgili kalp ritim bozuklukları, böbrek kanallarında hasar, kalsiyum ve magnezyumla ilgili kas krampları, kas güçsüzlükleri, sodyumla ilgili bulantı kusma, bilinç bulanıklığı beyin ödemi tabloları gelişebilir.

Doç. Dr. Alpay, böbrekleri koruyarak sağlıklı bir diyetle kilo verilmesinin amaçlanması gerektiğini; protein, karbonhidrat, yağ ve lifin dengeli alındığı, vitamin ve minerallerle desteklenen, günlük 2–2,5 litre su tüketimini içeren, tuz ve işlenmiş gıdaların sınırlandırıldığı bir beslenme programıyla haftada 0,5–1 kilo verilmesinin fizyolojik ve sağlıklı olduğunu ifade etti.

Pirinç ile yapabileceğiniz üç yaratıcı tarif

Diyanet, 2026 yılı fitre miktarını belirledi

Antalya Büyükşehir ekipleri kapanan yolları iş makineleriyle açıyor

Yeni Kuruçeşme Merkez Camii hızla yükseliyor

Satılık konutlarda ilan süresi 90 günü aştı

Kritik altyapıların dayanıklılığı: Su ve atık su sistemleri

Düzce Belediyesi’nin kar timleri sahada

Denizli'de paylaşma ve dayanışma büyüyor

Bielcik Bozüyük’te karla mücadele çalışmaları başladı

İzmir Narlıdere’nin geleceği eşitlikle şekilleniyor

Mardin’in 2025 ihracatı 908,8 milyon dolar oldu

Mersin Büyükşehir 2025’i kültür ve sanatla dolu geçirdi

Kocaeli Çayırova Belediyesi’nden kupa mesaisi

Bursa Nilüfer’de distopyada kadın kimliği tartışıldı

Kasım 2025’te ticaret ve perakende satış hacmi arttı

TOFAŞ, Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde son 16 için sahada

Sanatseverler Bursa İnegöl’de Türk Sanat Müziğiyle buluşuyor

Simge’nin sahnesinde Sezen Aksu imzası! Akustik konser serisini Bostancı’da başlatıyor

Bursa Osmangazi Belediyespor’dan uluslararası başarı

Hızlı çözüm vadeden şok diyetlere dikkat! 

Bursa Osmangazi’de Küçük Yazarlar Atölyesi yeniden başladı

MHP Bilecik İl Başkanlığı 2026’ya güçlü başlangıç yaptı

Kurtuluş Kuş “Mest of ArabesQ” konser serisine başlıyor

Ana sektörlerde ciro artışına devam

Arena bursluluk sınavına Bursa'da yoğun katılım

Gençler ailelerini yazacak... Son başvuru 6 Şubat

Mersin'de kadın mobilya ustaları yetiştiriyor

Memduh Büyükkılıç'tan TBMM çıkarması

İzmit'te 2025’te binlerce haneye 'sosyal' hizmet

Simge'nin sahnesinde 'Sezen Aksu' imzası

Yükleniyor