SESSİZ KOPUŞ GERİ DÖNÜŞSÜZ İLERLER

Bir devlet gençleri kaybettiğini fark ettiğinde, çoğu zaman artık çok geçtir. Çünkü bu kayıp gürültüyle gelmez. Sessiz ilerler, radar dışındadır.

08 Şub 2026 - 12:53 YAYINLANMA
SESSİZ KOPUŞ GERİ DÖNÜŞSÜZ İLERLER

Bir devlet gençleri kaybettiğini fark ettiğinde, çoğu zaman artık çok geçtir.
Çünkü bu kayıp gürültüyle gelmez.
Sessiz ilerler, radar dışındadır.

Gelecek nesil devleti karşısına almıyor;
onu hayatının dışında bırakıyor.

Bu bir karşıtlık üretmez.
Bu, bir işlev kaybıdır.
Bu süreç, sessiz bir kapasite erozyonunu tarif eder.
Bir devlet, ancak sahiplenildiği sürece güçlü kalır.

Devlet gençlerin hayatında bir şey çözmüyorsa,
genç çözümü başka sistemlerde bulur.
Çözülmeyen sorunlar arttıkça, kopuş ses çıkarmadan derinleşir.

Aidiyet artık toprakla değil,
çalışan düzenle
kurulur.
Emeğin yarına karşılık üretmediği yerde bağ da kalmaz.

Buna göç denir.
Ama bu bir göç değildir.
Bu, egemenlik algısının sessiz biçimde aşınmasıdır.

Gidenler sadece ülkeden çıkmaz.
Başka devletlerin parçası olur,
başka hukuklara güvenir ve yeni refleksler geliştirir.
Bu, bireysel tercihten çok sistemle kurulan ilişkinin sonucudur.

Bu noktadan sonra kopuş fiziksel değil,
zihinseldir.
Zihinsel kopuş, kriz anlarında karar alma reflekslerini geciktirir.

En acı olan şudur.
Geri dönenler bile eskisi gibi bağlanamaz;
devlet kendi insanıyla entegrasyon sorunu yaşamaya başlar.

Bu, yalnızca beyin göçüyle açıklanamaz.
Bu, insan sermayesinin sessiz erimesidir.

Devlet önce para kaybetmez.
Devlet insan kaybeder.
Ve bu kayıp telafi edilemez.

Bu süreç fark edildiğinde çoğu zaman,
kurumsal ve toplumsal olarak geri dönüş mümkün değildir.
Mesele çözüm olmaktan çıkar,
hasar yönetimine dönüşür.

Devlet ayakta kalabilir.
Ama insanını kaybettiğinde,
bir gün yürüyemediğini fark eder.

Bu satırlar bir itham değildir; devletiyle bağını koparmak istemeyen herkes için geçerlidir.

Çetin Ay
BWA Başkanı

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: