TÜRKİYE’DE GENEL BAŞKAN ÇOKLUĞU, LİDER KITLIĞI VAR MI..!..
Her siyasi partinin başında genel başkan var ancak her genel başkanın liderlik vasfı taşıdığı söylenemez.
Muhalefet parti genel başkanlarının bazıları neden yeterince cesaret ortaya koyamıyor sorusu kamuoyunda tartışılıyor.
Burada kastedilen cesaret, siyasi risk alabilme ve daha güçlü bir muhalefet ortaya koyabilme iradesidir.
Bir tarafta yaklaşık çeyrek asırdır iktidarda olan bir siyasi parti var.
Bu da eleştirilmektedir.
Diğer tarafta ise sahada karşılığı olan ama çizilen sınırlar içinde kalan, vatandaşın tepkisini yatıştırmakla yetinen muhalif partiler.
Bazı genel başkanlar gerektiği gibi güçlü bir liderlik sergileyemiyor.
Sahada vatandaş çalışıyor, mitinglere katılıyor, yağmur altında bekliyor, mücadele ediyor; ama bu emek bazı genel başkanlarda karşılık bulmuyor. Koltuk korkusu mu, geçmişin travması mı; belli değil.
Geri adım atılıyor, risk alınmıyor; sözler bile hesaplanarak kuruluyor.
Bu tabloyu sadece baskıyla açıklamak eksik.
Ortada bir genel başkanlık krizi var.
Ya cesaret ortaya konulamıyor, ya da cesareti olanlar o
“n o k t a y a “ulaşamıyor
Siyaset boşluk kaldırmaz.
O boşluğu dolduracak irade yoksa, boşluk kalmaz; kontrol edilir.
Bu bir tesadüf değilse, bilinçli bir tercihle karşı karşıyayız.
Yoksa sistem, daha kontrollü, sınırlarını bilen ve ileri gitmeyecek parti başkanlarını mı öne çıkarıyor…
Cephede herkes siperdeyse ve kimse ileri çıkamıyorsa, sorun askerde değil, liderdedir.
Sahada olan seçmen ve kadrolar mücadele etmeye hazır.
Ama belirlenen sınırlar siyasetin alanını daraltıyor.
Çıkışlar sınırlı, itirazlar kontrollü.
Mecbur kalmasa miting bile yapmayacak bir anlayış var; yaptığında da cesaret göstermiyor, sadece vatandaşın tepkisini “yatıştırıyor”
Korkuyla siyaset yapılmaz!
Etkisiz kalan bir siyaset anlayışı, güçlü iktidarın en büyük güvencesine dönüşür.
Defolu bir siyaset modelinden güçlü bir siyasi cesaret beklemek, deveye hendek atlatmaktan daha zordur!
Siyasetin ritmine göre hareket etmek, mevcut durumu korumak ve koltukta kalmak için konfor alanından çıkmamaktır.
Çekingen bir siyaset modeli var oldukça güçlü bir muhalefet ortaya çıkmaz.
Günü kurtaran bir yapı oluşur. Bu anlayış, konforu korumaya odaklanan bir genel başkanın var olma taktiğine dönüşür.
Sahaya çıkarken bile temkinli kalan ve söylemini iktidarın çizdiği çerçeveye göre belirleyen bir siyaset anlayışı, “mevcut hükümetin en büyük güvencesidir”
Bu siyaset değil; sınırların dışına çıkmamak üzerine kurulu bir düzen.
Bu anlayıştaki bazı muhalefet genel başkanları değişmedikçe,
bu tablo değişmez…!!!
Artık şu gerçekle yüzleşmek gerekiyor:
Sorun sadece kimlerin iktidarda olduğu değil, kimlerin gerçekten liderlik yapabildiğidir.
Cesaret yoksa değişim de yoktur; risk yoksa siyaset de yoktur.
Ve eğer bu düzen değişmiyorsa, sorun sadece görünen aktörlerde değil, o aktörlerin ortaya çıkış biçimindedir.
İradesiz liderlik, ne seçmeni yönetir ne sahayı.
Çetin Ay
BWA Başkanı