VATANDAŞ ÖZEL DEĞİLSE ÖZELLEŞTİRME SATIŞTIR
Hamamın adı SPA oldu. Satmak özelleştirme oldu. Adı önemli değil.
Bu, güç devridir.
Bu bir tercih değil, sonuçları önceden bilinen bir tablodur.
Bir kez devredilen geri dönmez.
Devlet malını sattığında para kazanmaz.
Zaman satın alır.
Ama bu zaman pahalıdır.
Çünkü düzenli gelir gider.
Karar alma alanı daralır.
Kriz anındaki refleks aşınır.
Hayati altyapı elden çıktığında
devlet yönetiyor gibi görünür
ama yön veremez.
Yetki vardır.
Anahtar, tapu başkasındadır.
Satılan insan değildir.
Satılan kontroldür.
Sessizce.
Devlet malı satılır.
Vatandaş ne özel olur ne değerli.
Değerlenen, satılan yani özelleştirilen mülktür.
Ekonomi satılarak düzelmez;
adalet, güven ve eğitim olmadan sadece küçülür.
Sorun ekonomi ise, satış çözüm değildir.
Devlet malı elden çıktıkça
özel olan vatandaş olmaz.
Özel olan yeni sahibi olur.
Afrika’da bunun en çıplak örneklerinden biri Zambiya’dır.
Devlete ait ne varsa özelleştirildi.
Ama vatandaş hiç özel olmadı.
Daha güçlü olmadı.
Vatandaş özel olmuyorsa
devletin malı özelleştiğinde
fatura para olmaz.
Fatura bağımlılık olur.
Önce ekonomik bağımlılık.
Sonra ekonomik sömürge.
Bu yüzden güçlü devletler satmaz.
Zayıf devletler ise satar.
Ama her satış
bir sonrakini zorunlu kılar.
Geri dönüş yolu kapanır.
Önce altyapı gider.
Sonra karar alma yeteneği.
En sonda yapı kalır.
Ama ağırlığı kalmaz.
Bu bir tercih tartışması değildir.
Bu, doğrudan kapasite ve egemenlik meselesidir.
Vatandaş özel değilse
özelleştirme
satıştan başka bir şey değildir.
Özelleştirme, güçlülerin zayıfları bağımlı kılma aracıdır.
Modern sömürgedir.
Çetin Ay
BWA Başkanı
Editör Notu:
Bu metin, küresel ölçekte özelleştirme politikalarının ekonomik ve toplumsal etkilerine dair genel bir analiz niteliğindedir. Yazarın görüşleri bağlamında kaleme alınmıştır