YAVUZ AĞIRALİOĞLU: SİZİN YAPTIKLARINIZA BAKIP NE YAPMAYACAĞIMIZA KARAR VERİP; MEMLEKETİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ!

Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikalarının hazırladığı lansmana katılan Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu,

25 Oca 2026 - 12:36 YAYINLANMA

Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikalarının hazırladığı lansmana katılan Genel
Başkan Yavuz Ağıralioğlu, “Bu memleketin karnesine razı değiliz! Bu bizim kaderimiz
değildi; o yüzden çözeceğiz. Enflasyon, para yediniz diye oldu. Faiz, hesapsız harcadınız diye
oldu. İşsizlik, doğru üretim bandını planlamadınız diye oldu. Üniversitelerin canını
çıkardınız diye eğitimin kalitesi bozuldu. Siz sebep oldunuz, biz düzelteceğiz. Liyakatle
düzelteceğiz. Bize dönüp diyorlar ki; Nasıl yapacaksınız?.. Sizin yaptıklarınızı yapmayacağız
düzelteceğiz. Sizin yaptıklarınıza bakıp ne yapmayacağımıza karar verip memleketi ayağa
kaldıracağız” diye konuştu.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da partisinin tarım vizyonunu tanıtan
programa katıldı. Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin
Demiröz, lansman programında çözüm önerilerini hazırlanan sunumla anlatırken, 81 ilden gelen
coğrafi işaretli tarım ürünleri program sonrası konuklar tarafından ilgi gördü.
Tarım politikalarını ve partisinin hedeflerini aktaran Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz
Ağıralioğlu ise özetle şunları söyledi:
SOFRAYA BEREKET OLMAYI HEDEFLİYORUZ!
“Milletin kalbine, ümide doğru, zengin bir Türkiye idealine doğru günümüzü günlere katmaktayız.
Gecesi gündüzü uykusuz arkadaşlarımın; daha zengin bir Türkiye idealine yol bulma imkânı için
devamlı çalışmaktayız. 1. yılımızı böyle geçirdik. 161. parti olarak kurulup şimdi ilk 5 parti
arasında iktidara yürüyoruz. Önümüzdeki dönem şunun cevabı olduğumuzu biliyoruz. Türk
milletine bakıyoruz; 85 milyona bakıyoruz. Milletimize mukaddes bir emanet gibi, devletimize
çocuklarımızın altında huzurla yaşama teminatı gibi, insanca yaşama idealinin miğferi gibi
bakıyoruz. Dolayısıyla bu 85 milyonu ailemiz gibi sarıp sarmalamaya söz veriyoruz. Üretenin
hakkını vereceğiz derken kastımızın merkezine adaleti koyuyoruz. Ticaret yapacağız, ticaret
yapanın hakkı olacağız derken; faizsiz, enflasyonsuz bir ülkenin, ticaretin bereketi, bolluğu
olacağını biliyoruz. Duyan devleti, sorun çözebilen devleti, memleketin yaralarına, dertlerine
derman olabilen devleti vazifemiz biliyoruz. Oy kazanmayı değil gönül kazanmayı; iktidar olmayı
değil muktedir olup sofraya bereket olmayı hedefliyoruz.

ÇİFTÇİLİK YAŞI 59’A GELMİŞ…

Biz tartışırken, biz oy telaşındayken, biz rakip yenme hevesindeyken; topraklarımızın plansızlıktan
avucumuzdan gittiğini, topraklarımızın zehirlendiğini, sularımızın bittiğini, niteliksiz gıda
yediğimizi, sağlığımızın bozulduğunu, devletin asli vazifelerini yapmamasına bağlı olarak
kaybettiğimizin, kaybettiğimiz yaşam konforumuzun evimizi, hanemizi, ticaretimizi bozduğunu
biliyoruz. Emekle, alın teriyle yönetimin arası açılınca memlekette yaşam sevinci kalmamış
evlatlarımızın yurdu terk etmek zorunda kaldığını biliyoruz. Değer setlerinin aşındığı bu
memlekette siyaset kavgayla gün geçirirken; biz, madde bağımlılığının pençesinde evlatlarımızı
yitirdiğimizi görüyoruz. 59 yaşına gelmiş çiftçilik yaşımız. Bir nesil daha böyle dönerse çiftçilik
yapacak insanımız kalmayacak; buna tedbir almak zorundayız, biliyoruz. Plansızlık yüzünden,
programsızlık yüzünden, bizim memleketimize kontrolsüz gelen bu göçe, bu sığınmacı yüküne
bizi razı etmeye çalışan siyasetin; Afganlar olmazsa çobanlık yapacak kimse yoktur diyen
siyasetçilerin yükünü yeniden planla, programla milletin üstünden kaldırmaya hazırlanıyoruz.
Afgan olmazsa çoban olmaz, hayvancılık olmaz diyen beceriksiz siyaset yerine; çoban ihtiyacı
varsa onu planlayacak, hayvan ihtiyacı varsa yurt dışından ithal etmek yerine memleketin
yaylalarını, meralarını hayvancılıkla ayağa kaldıracak bir akıl için geliyoruz. Sınırlarınızı
beklemiyorsunuz. Yerli üretimi desteklemiyorsunuz. Sınırlarınızı, gümrüklerinizi
beklemiyorsunuz; gümrük tarifelerinizi beklemiyorsunuz. Siyasi zafiyetleriniz yüzünden razı
olduğunuz gümrük tarife değişikliği yüzünden çiftçilerinizi öldürüyorsunuz. Yanlış destekleme
programı yüzünden hayvancılık yapamaz hale getiriyorsunuz.

BİZ BU ÜLKEYİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ!
Anahtar Parti; daha iyisi mümkündür diyenlerin planı, doğru yaparsak 85 milyona değil 850
milyona yeteriz diyenlerin partisidir. Biz bu ülkeyi ayağa kaldıracağız sevgili arkadaşlar.
Kaynaklarının verimli kullanılmadığına, imkânlarının doğru planla buluşturulmadığına inanıyoruz.
Doğru planla buluşmamış, kaynakları doğru kullanılmamış memleketin bu hale geldiğine, bu
dönemin örnek olduğuna inanıyoruz. 750 milyar dolar faiz ödemişsiniz. Kaynaklarını doğru
yöneten bir ülke 750 milyar dolar faiz öder mi? Kaynaklarını doğru kullanabilen bir ülke 100
milyar dolar kur korumalı mevduata para kaybeder mi? Kaynaklarını doğru kullanan bir ülke bu
kadar faize faiz öder mi? Kaynaklarını doğru kullanan, imkânlarını doğru kullanan bir ülke bu
kadar beyin göçü verir mi? Kaynaklarını, imkanlarını doğru kullanan bir ülke bu kadar faiz, bu
kadar enflasyon yaşar mı?

PARTİ KAVGASINA SON VERECEĞİZ!
Mezun olanlar da meslek enflasyonu altında eziliyor. Bu kadar plansız avukat, bu kadar plansız
ziraat mühendisi, bu kadar plansız çevre mühendisi, bu kadar plansız meslekler. Ne diyorsanız
hepsinde enflasyon var. Her branşta enflasyon var. Bir siyasetçi enflasyonu başladı. O yüzden biz;
memleketi yeniden planla programla ayağa kaldıralım diye, bu parti kavgasına son verelim,
sorunlarımızı doğru konuşalım diye, konuştuğumuz sorunları çözme iradesini milletimize daha
yüksek standartlı yaşam kalitesine döndürelim diye yola çıktık. Yapacaklarımızı belli ettik. Ne

iyiydi ne kötüydü, biliyoruz bunu. Hükümet de biliyor aslında. Ama onlara 600 vekil de verseniz
yapamaz yerine geldiler. Çünkü her şeyi yapabilecek kudretleri varken memleketi bu hale
getirdiler.

SİZDEN EMANETİMİZİ ALACAĞIZ!
Enflasyonu, faizi, işsizliği, tarımda plansızlığı, üretimde programsızlığı, ihracatta rekabette rekabet
gücümüzü yükseltecek verimliliği, ithalat bağımlılığını, iyi eğitimi, nitelikli eğitimi, nitelikli
tüketimi, iyi sağlık sistemini. Bütün bunlar sizin 2002'de çözün diye milletinizin umuduyla size
verilmiş iktidar imkanına rağmen; bizim omuzlarımıza bıraktıklarınızdır. Cebinizden mi
bakıyorsunuz milletinize? Size; cebinizden çalışın, kazandıklarınızdan bize bakın diye mi
memleketi yönetimini size verdik? İmkân bizimdi, para bizimdi. Heba ettiğiniz kaynaklar bizimdi.
Yurt dışından borçlanıp çarçur ettiğiniz para bizimdi. Heba ettiğiniz kaynaklar bizimdi. Yurt
dışından borçlanıp çarçur ettiğiniz para bizimdi. Şimdi, torunlarımıza kadar sizin heba ettiklerinizi
ödeyecek olan da biziz. Dolayısıyla biz şimdi; emanetimizi sizden alma iradesi, cesareti, kavli
yetenleriz. Sizden emanetimizi alacağız.

MADEM İYİ YAPIYORSUNUZ
24 yıldır iktidardasınız. Madem siz her şeyi iyi yaptınız; madem kürsülere gelince, size mikrofon
sunulunca siz kendinize verilen iktidar emanetini çok iyi kullandığınızı, milletinizin derdine
derman olduğunuzu, milletinizi ayağa kaldırdığınızı söylüyorsunuz. Enflasyonu 2011 yılındaki
standartlara indirmeyi niye vaat ediyorsunuz? Madem her şeyi iyi yaptınız; üniversiteyi bitiren
çocuklarımızdan her 3 kişiden 2 kişi niye işsiz? Madem siz her şeyi iyi yaptınız; biz dünyanın en
yüksek enflasyonuyla niçin yaşamak zorundayız? Madem siz her şeyi iyi yaptınız; bu kadar faiz
yükü altında niçin kıvranıyor insanımız? Bu kadar faiz yükü altında niçin kıvranıyor insanımız?
Madem siz her şeyi iyi yaptınız; 20 bin lira para nasıl veriyorsunuz emeklinize, asgari
ücretlerinize? En düşük kiralar 22 bin lira. 22 bin liraya, 23 bin liraya, 25 bin liraya bulduğunuz
ev; ev değil, depo gibi bir şeydir. Burada yaşasın diye insanlara verdiğiniz ücret evin kirasına
yetmiyor. Emeklileriniz otellerde kalıyorlar, haberlere konu oluyorlar. Madem siz her şeyi iyi
yaptınız; bu emeklinin hali ne? Madem siz 24 yıllık iktidar emanetini elinizde tuttunuz; bu paranın
değersizliği ne? Madem siz her şeyi doğru yaptınız; bu adaletin haline, bu sokakların haline ne?
Bu çocuklarımızın sokak ortasında katledilmesine sebep olan cüretkarlık ne? Madem siz
memleketinizi bu kadar iyi yönetiyorsunuz; madde bağımlılığının pençesinde bu kadar evladınız
niçin var? Madem siz memleketinizi bu kadar iyi yönetiyorsunuz; madde bağımlılığının
pençesinde bu kadar evladınız niçin var? Madem siz memleketinizi çok iyi yönettiniz; emanet
sizdeydi ve bu emaneti 24 yıldır layıkıyla taşıdığınızı söyleyip milletinizin karşısına çıkıyorsunuz.
Bu karne kimin karnesi?

SİZ SEBEP OLDUNUZ BİZ DÜZELTECEĞİZ

Melek gibi çocuklar sokak ortalarında katledilecekler. Sonra siz cezaevleri çok doldu diye
çıkaracaksınız. Cezaevleri niçin doluyor diye tedbir almayıp cezaevleri çok doldu diye
boşaltacaksınız. Dışarı çıkardıklarınız çıkar çıkmaz ya anasını ya eşini ya babasını ya birini
öldürecek. Utanmayacaksınız yani. Adalet sistemi de düzelecek. Hâkim güvencesi, HSK'nın
yapısı, Anayasa Mahkemesi'nin durumu, hakimlerin yetiştirilmesi, adalet bürokrasisi düzelecek!
2025 yılında bu memleketin karnesini, sebep olduğunuz bu kadar sorunu niçin çözemediğinizi de
dahil her şeyi biliyoruz. Bu memleketin karnesine razı değiliz! Bu bizim kaderimiz değildi; o
yüzden çözeceğiz. Enflasyon, para yediniz diye oldu. Faiz, hesapsız harcadınız diye oldu. İşsizlik,
doğru üretim bandını planlamadınız diye oldu. Üniversitelerin canını çıkardınız diye eğitimin
kalitesi bozuldu. Siz sebep oldunuz, biz düzelteceğiz. Liyakatle düzelteceğiz. Atom
parçalamayacağız! Bir de şöyle bir ukalalık var: 24 yıldır iktidarda tutuyoruz sizi. 24 yıldır her
şeyi yapma imkânı veriyoruz size. Bir de şöyle bir ukalalık var, bize dönüp diyorlar ki: Nasıl
yapacaksınız? Sizin yaptıklarınızı yapmayacağız, düzelteceğiz! Hani zannedersiniz ki atom
parçalıyorlar. Yani memleketi emanet gibi alıp; bu kadar faize, bu kadar israfa, bu kadar
yolsuzluğa, bu kadar yoksulluğa düşüremeyiz. Sizin yaptığınızı yapamayız! Ama sizin
yaptıklarınıza bakıp ne yapmayacağımıza karar verip memleketi ayağa kaldıracağız.

ANAHTAR PARTİ’Yİ TÜRK SİYASETİNİN MERKEZİNE GETİRECEĞİZ
Her rengiyle memleket bizim. Çocuklarımıza bulduğumuzdan daha iyi bir memleket bırakmak
için; adaletle yaşanabilir bir memleket, adil paylaşılabilir bir memleket, iyi üretimle ayağa
kaldırılabilir bir memleket, üretenin baş tacı edileceği, bilenlere sorulan, bilenlerin dediğinin
yapılacağı bir memleket. Liyakatin esas alınacağı; torpilin, kayırmacılığın, adam arayarak yaşamak
zorunda kaldığımız bu berbat iklimin sonu olacak bir sistem inşa edilecek. Hep beraber oraya
yürüyoruz. Şu anda bütün anket ortalamalarının ilk 5 içinde gösterdiği partiyiz. 1. yılımız. Şimdi
baraj hattından çıkıp Anahtar Parti'yi Türk siyasetinin yeni çekim yönetim merkezi haline
getireceğiz. Önümüzdeki dönem bu yarışta biz varız, bu hizmet kervanında biz de varız diye
planlayacağız. AK Parti'nin ‘bize oy vermezseniz CHP geliyor ha’ demesine de CHP'nin ‘bize oy
vermezseniz AK Parti kalıyor ha’ demesine de şöyle itiraz ediyoruz. Gelir ha ile kalır ha arasına
sıkışmış memlekete müjde veriyoruz! Plan geliyor, program geliyor, nezaket geliyor, saygı geliyor,
hukuk geliyor, adalet geliyor, terbiye geliyor; memleketini ayırmadan, kayırmadan sarıp
sarmalama asaleti geliyor. Partililiğe son verecek, bu memlekete ait herkesi mukaddes emanet
bilecek ciddiyet geliyor. Tasarruf geliyor; memlekette ayırmadan bütün imkânları milleti için
yönetebilecek ciddiyet geliyor. Anahtar Parti geliyor.”

HASAN HÜSEYİN DEMİRÖZ: ANAHTAR PARTİ BÜTÜNE BAKIYOR!
Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz ise yaptığı
sunumda, Türkiye için çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Demiröz, özetle şu ifadeleri
kullandı:

“Yıllardır bu ülkenin tarımın başına tarım bakanları geldi. Herkes iyi niyetle bir şey yapmaya
çalıştı. Sonradan aklımıza geldi. Tarımın birbirinden bağımsız hiçbir sorunu yoktur. Biz bütüne
bakamadık. Bütünü yönetemedik. Sonra ‘Hollanda nasıl bunu yapıyor Konya kadar?’ dedik.
Bütünü yönetemedik, bütüne bakamadık. Anahtar Parti çok farklı, yeni, uçuk, kaçık bir şey
söylemiyor. Bütüne bakıyor, bütünden bakıyor.

SERMAYE BİZDEN ÜRETİM SİZDEN
Üreticiyi, tüketiciyi, sanayiciyi, perakendeciyi, hazinemizi koruyan ve geliştiren bir tarım
politikası açıklıyoruz. Sermaye bizden, üretim sizden çiftçi kardeşlerim. Danışmanlık bizden,
verim artışı sizden. Sigorta prim desteği bizden, köyde kalmak sizden. Afet, gelir kayıp güvencesi
bizden, kaygısız üretim sizden. Gençlere iş garantisi bizden, aile kurmak, çocuk sahibi olmak
sizden. Doğal gıda mevzuatı bizden, sağlıklı yaşamak sizden. Ürün arge desteği bizden, katma
değerli ürün sizden. Yurt dışında satış ofisleri kurmak bizden, ihracatı arttırmak sizden. Nasıl
yapacağız? Değiştir. Birlikte yapacağız, birlikte planlayacağız.

TOPRAKTAN BAŞLAYACAĞIZ
Birlikte yöneteceğiz. Çok çalışacağız. En baştan başlayacağız. Sürdürülebilir tarım istiyorsak
topraktan başlayacağız. Sağlıklı gıda istiyorsak topraktan başlayacağız. Dünya ile rekabet etmek
istiyorsak topraktan başlayacağız. Dünya ile rekabet etmek istiyorsak topraktan başlayacağız.
Ürünlerimizi ürettiğimizi satmak istiyorsak topraktan başlayacağız. Hayvancılığımızı büyütmek
istiyorsak topraktan başlayacağız.”
Programa konuk olan çiftçiler Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’na teşekkür
ederken; Ağıralioğlu da 81 ilden gelen coğrafi işaretli tarım ürünleri stantlarını tek tek gezerek
sohbet etti.

uba

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: